menu search
person
Selamün Aleykum,

Son bir umut belki cevap gelir diye yazıyorum. Haşa isyan etmek vs değil, anlamlandıramadığımdan yazıyorum. Niyetim sadece anlamak, anlamlandırmak, nedenleri öğrenmek. Soruya gelelim.

Abiler, ben cok zor bir kader yaşıyorum. 29 yaşındayım ve rahatlıkla şunu söyleyebilirim ki bela, musibet, sıkıntılar beni hiç bırakmadı. Disiplinli okullarda zor şartlarda başarıyla okudum. İftira ile atıldım, geri aldılar. Güneydoğuya gittim, birgün operasyonda kafamdan vuruldum, aylarca yattım, iyileştim çok şükür. Ardından sevdiğime evlenme teklif ettim, kabul etti. Düğünümüz öncesi gözlerimin önünde yana yana can verdi. Ardından bin tane daha büyük musibet yaşadım. Başka ülkeye geldim. Burada biriyle niyetlendim evliliğe, ailesi istemedi geçmişimden dolayı. Çok iftiralar attılar, canımı yaktılar, kalbimi kırdılar. Namazı da duayı da bırakmadım çok şükür. Açtım Kur'an, cevsen, risale okudum sürekli. Gidecek isteyecek başka kapı yok çünkü. Gittikce yalnızlaştım, gittikçe çaresiz kaldım. Dualarıma cevaplar belki hep ahirete kalıyor, bilmiyorum. Ama şunu biliyorum, benim psikolojim, kalbim daha fazla kaldıramıyor. Halbuki her insanın isteyeceği en adi, en asağı, en basit bir istek benimki: artık yuva kurayım. Sağlık, para, güzel hayat vs bunları düşünmüyorum çünkü rızık Allah'tan garanti altında, sağlık garanti altında (bak kafamdan vuruldum aslan gibiyim cok sukur). Ama yalvar yakar ağlaya ağlaya dua ediyorum, kalbim kırıldı. Ya Rab, gönlümü incittiler, yardım et. Kaç yıl oldu artık, karşıma hiç eş adayı da çıkmıyor. Yalnızlık duygusu aldı beni götürdü. Ailemin gündemine bile giremiyorum evlilik konusunda. Burada büyüklerimiz ancak dua et diyorlar. Yahu mübarek, şu hayatta basit, sıradan yuva kurmak, sevmek sevilmek, böyle aciılarım varken az bir iyi olmak biliyorum ki Allah için öyle basit ki.. Ol derse olur, yanlış mı biliyorum? Anlam veremediğim şu: Elbette Rabbim benim kalbimin acısını, nasıl yıprandığımı, dayanamadığımı, kaldıramadığımı, yaşamanın nasıl zor geldiğini, dünyanın zindan olduğunu, bu hayatta nefes alamaz duruma geldiğimi biliyor. Neden bana bir huzur, bir rahatlama, bir ışık vermiyor? Hissediyorum, kaybediyorum. Sabır sabır der hocalar, 7 ay inlemişim ben yatalak yatakta, sevdiğimin mezarına gitmişim. Kaybet kaybet ağla ağla gözyaşı kalmamış. Taifin peşine Miraç var diye diye şu satırları yazar hale gelmişim. Rabbim neden bir ol demiyor? Nerede ne hata yapıyorum ben abiler? Tamam bu yola başkoyan kederden emin olur ancak yasayamıyorum, birşeyler yanlış benim hayatımda, isteğim bir bugatti, çıplak kızlar, milyar dolarlar değil ki, O'nun rızası dairesinde bir yuva kurmak, şu hayatı en basit haliyle yaşayıp bu dünyadan gitmek artık. Dayanacak güç, kırılmadık kemik, nefes almaya enerji kalmadı, ne yapmalı abi? Var mıdır gizli saklı tutulan bir dua; Müslüman kulun bittim dediğinde Allah'a ulastıracak? Yahu bittim ben. Kalp, psikoloji kalmadı artık. İçimi acıtan ise: kadere teslim olma noktasında, öyle yaşanmaz bir hale gelmiş olmam. Utanıyorum Rabbimden şu hale geldiğim için, ama vallahi billahi tallahi ben kendim gelmedim bu hale, Sen şahitsin YA RAB! Beni bu hale kulların, kötülükler, seni yanlış tanıyanlar getirdi. Ne yapmalıyım artık Rabbimin yardımının gelmesi için?
thumb_up_alt 0 beğenilme thumb_down_alt 0 beğenilmeme
41 gösterim

1 cevap

Ve aleyküm selam. Allah (ac)'tan sizi en kısa zamanda, içerisinde bulunduğunuz sıkıntılardan kurtarmasını temenni ederiz. 


Öncelikle şunu ifade etmek gerekir ki ; Allah (a.c)  o yüce kitabında buyurmaktadır ki "Başınıza gelen musibetler elleriniz ile işlemiş olduğunuz günahlar sebebiyledir." Dolayısıyla bir Müslüman kendisini yaratan, her gün rızık veren, üstünde bir çok hakkı bulunan Rabbini suçlamadan evvel kendini sorgulamalıdır. "Acaba ne yaptım da başıma geldi?" demelidir. Belki de bizim hesaba katmadığımız, küçük gördüğümüz bir şey Rabbimizi öfkelendirecek kadar büyük bir günah da olabilir. İkinci olarak; tüm yaptıklarımıza rağmen Rabbimiz o musibeti bize yaşatarak daha büyük musibetlere engel olmaktadır. Yani gazabının içinde bile rahmet vardır. Tabii düşünene, görebilene. Üçüncü olarak Allah (a.c) olayların vuku bulmasını sebeplere bağlamıştır. Kul o sebeplere sarılırsa Allah (a.c) olayın gerçekleşmesine müsaade edecektir. Malını satmak isteyen kişi malı pazara götürmedikçe malı satılmayacaktır. Dolayısıyla sizde evlenmek için sebeplerin olduğunu unutmayın. Evlenemeyenler şu sebeplerden dolayı evlenememektedirler.

  1. Maddi imkanların yetersizliği
  2. Yeterince girişimde bulunmama (birkaç başarısız girişimden dolayı vazgeçme)
  3. Geniş bir çevreye sahip olmama
  4. Çok seçici olma  

Bu maddi sebeplere sarıldığımız zaman bunlara duayı da eklediğimiz de Allah (a.c) hakkımızda hayırlı olacaksa önümüzü açacaktır inşallah.


thumb_up_alt 0 beğenilme thumb_down_alt 0 beğenilmeme
Hoş geldiniz,

İslami Sorular

sizlere sorularınızın diğer üyelerimiz tarafından cevaplanması için bir ortam sağlar.

17 soru

15 cevap

0 yorum

102 üye

Bumerang - Yazarkafe